top of page

Dalış Dünyası-7 (Sualtı Dünyası-3)

Merhaba,


Tropik sualtı dünyasının eşsiz güzellikleriyle devam ediyoruz. Üzerinde gezindiğimiz mercanlı ve kayalık alanda yaşayan balıklara bakacağız. İlk gözümüze çarpanlar kaya levrekleri oluyor. Mercanların yırtıcıları levrekler, yaşadıkları ortama uygun bir kamuflaj edinmişler. Çıplak gözle fark edilmeyen ama flaş patlamasında ortaya çıkan harika "postları" ile bu balıkları dikkatinize sunuyorum.



Mercanların arasında gezinen diğer kaya balıklarına aşağıdaki güzel papağan balığı ve diğerini (adını bilmiyorum) örnek verebiliriz. Genel olarak mercan balıklarının tadı çok kötüymüş, ama papağan balıkları göreceli güzel etleriyle bölge sofralarını süslüyormuş. Özellikle Arabistan yarımadasında zıpkınla avcılıkta tercih ediyorlarmış. Zengin Araplar bunları avlayıp bazen yiyor bazen denize atıyormuş, ne güzel (!) değil mi?




Kayalıklardan biraz açılıp tabana yaklaşınca da bu sarışın-mavişlerle bol bol karşılaşıyoruz. Genellikle yavaş yavaş süzülen bu güzeller poz verirmişçesine yan cepheden karşılıyor hep sizi. İşte bir kaç örnek;




Biraz da zehirli güzellere bakalım. Mercanların arasında gezinirken denk geleceğimiz aslan balığı ve vatoz tropik ortamın en zehirli balıklarındandır. Güçlerinin farkında yavaş yavaş süzülürler, hatta aslan balıkları merak edip yanınıza kadar gelir. Uzak durmakta fayda var diyeceğim ama böyle güzel bir görüntüye tutulmamak elde midir?




Kaya ve mercanların üstündeki yaşayan yumuşakça ve kabuklular var sırada. İlk paylaşımım İspanyol Dansçısı denen bir tür yumuşakça. Fotoda mercan üstünde dinlenirken görünüyor. Hareket halinde yakalayamadım, ama gerçekten bir İspanyol dansçısının eteğinin salınması gibi hareket ettiriyor kendisini, görmeniz gerek. Bir sonraki fotoda ise mercan ve sünger dokusu üstünde minik bir deniz tavşanı görüyorsunuz. Sonraki fotoda bir istiridye güzel ağzını açmış sizi selamlıyor. Son fotoda ise şeffaf kabuklu karidesleri tam anlamadığım bir şeyin üstünde gezerken görüyorsunuz. Altındaki şey balık yumurtaları ya da özel bir tür mercan-sünger olabilir.






Mercanlardan kafamızı açık denize çevirmeyi (bütün çekiciliğine rağmen) başarırsak bizi daha büyük, heybetli canlılar karşılayacaktır. İlk örneğimiz bir deniz kaplumbağası. Bu kaplumbağa bir kaya duvarı boyunca yüzüyordu. Aynı duvarda büyük bir müren kovuğundan kafasını çıkartmış ona doğru tehditkar bakışlar atıyor, gövde gösterisi yapıyordu. Kaplumbağamız yanından geçerken mürene ön yüzgeciyle sağlam bir tokat attı. Bu sırada dönüp bakmadı bile yüzüne, ama müren haddini bilip çoktan kaybolmuştu ortadan. Sonra sakin sakin süzülmeye devam etti. Biz de iki yanına geçip fotosunu çektik ve onunla beraber yüzdük. Diğer fotoda tropik bölgelerinin belki de en tehlikeli balıklarını görüyorsunuz, barakudalar. Topluca yüzen bu yırtıcılar, mercanlarda açığa çıkan her balığa saldırabilirler. İnsanlar için de tehlikeli ve saldırgan olmalarına rağmen benim bu çektiklerim pek oralı görünmüyordu. Hatta aksine poz verir gibiydiler. Son fotoda ise bir Napolyon balığı görüyoruz. Bu heybetli ama otçul devin ölçülerini verebilmek için dalış ekibimizin en iri üyesini yanına koydum. Dalgıcımızın boyu 2 metreydi, balığı siz düşünün artık.




Geriye köpekbalıkları kaldı. Onlar için ayrı bir yazı yazacağım.


Sevgiler


bottom of page